Ejderin Doğuşu izle
Tür:
Aksiyon Filmleri, Biyografi, Dram
Kategori:
2016 Filmleri, 720p film izle, Film izle, HD Film izle, Türkçe Altyazılı Filmler
Yapım:
Çin, Kanada, ABD
IMDB Puanı:
4.5
Yönetmen:
George Nolfi
Oyuncular:
Billy Magnussen, Philip Ng, Yu Xia
Etiketler:
,

Ejderin Doğuşu izle

Yükleniyor
Reklamı Geç

Filmin Konusu

1960’lı yılların San Francisco’sunun arka planında geçen Ejderin Doğuşu filmi, Bruce Lee’nin bilinen klasik filmlerini modern bir biçimde ele alıyor. İlham aldığı konu ise efsanenin doğuşunu sağlayan bir savaş olan Bruce Lee ve kung fu ustası Wong Jack Man arasındaki destansı ve hala tartışmalı mücadeleden alıyor.

Bu Filme 15 Yorum Yapılmış,

Sen de Yorum Yapmak İster Misin?

  1. serdar dedi ki:

    simdiye kadar izledigim en guzel bruce lee filmiydi voaaaaaa

  2. ikarus dedi ki:

    Bruce lee den sonra çıkan her film bana göre traş, evet emeğe saygı ancak, o LEE ruhu ve havasını verecek ne film gördüm ne de aktör. Taş yerinde ağırdı!

  3. nuri dedi ki:

    film müthişti ben çok beğendim umarum 2.si çekilir

  4. selim dedi ki:

    gercekler kullanıcı ismi ile yazan arkadaşıma sonuna kadar katılıyorum. Film, Bruce Lee’yi bilmeyenler için yapılmış bir film olmaktan kat kat uzak. Ama bilenler için gayet basit bir kurgu, tamamen uydurma bir senaryo, yetersiz oyunculuklar, taraflı bir anlatım ve cidden çok kötü bir film olmuş.

    Filmi izlerken sık sık notlar tuttum. Eğer film gerçek kişilerin hayatından kesit kullanma iddaasında olmasa yani sıradan kurgulu ve senaryolu, Bruce Lee’nin hayatı ile alakalı bir film olmasa, eyvallah diyeceğim.

    Daha önce 2013’te çekilen Ip-Man: Son Dövüş adlı (DonnieYen’in oynamadığı) filmde de Bruce Lee’yi kasıtlı bir şekilde karalamışlardı. (DonnieYen’in çevirdiği Ip-Man serisine diyecek lafım yok, gerçek bir biyografi filmi ancak bu kadar güzel çekilir). Aynen bu film de Bruce ustayı adeta karalamak için çekilmiş sanki. 30 küsür yıldır Bruce ustayı bilen ve hayatına dair çokça araştırmalar yapan biri olarak bu rezil filmi İzlerken, filmin neresinden tutup da düzelteceğim diye düşünmeden edemedim. Filmdeki -hataları demiyorum- kasıtlı karalamaları madde madde yazmaya çalışacağım.

    1 - Öncelikle Bruce usta, 1700’lü, 1800’lü yıllarda veya 1900’lerin başında yaşamış ve hayatı hakkında pek az bilgi olan biri değil ki bu kadar uydurma ve taraflı bir şekilde anlatılıp, karalanmak istensin. Ustanın hayatının hemen her kesiti biliniyor. Hakkında onlarca belgesel, kitap, makale yazılmış. Bilinmeyen biri değil ki böyle ucuz ve uydurma bir senaryo ile karşımıza çıkılsın. Filmde anlatılan zırvalarla kendilerini kandırıp, buna kendilerini inandırırlar ancak.

    2 - Bruce usta, filmde oldukça kaba, hırslı, kendinden başkasını düşünmeyen, kibirli, ukala biri olarak gösterilmiş. Tam aksine usta, Washington Üniversitesi Felsefe bölümü mezunudur. Yaptığı konuşmaların, kurduğu cümlelerin olgunluğu ile sadece bir dövüş ustası değil, aynı zamanda bu çağın bir filozofu olduğu hemen anlaşılabilir. Evet, büyük bir özgüven sahibi idi ama o kadar. Özgüven sahibi olmak ayrıdır, ukala olmak ayrıdır. Böyle olsa idi zaten tek talebesi olmaz, bu kadar büyük başarılara da imza atamazdı. Bu konuda, yani onun mütevaziliği konusunda talebelerinin fikir birliği vardır.

    3 - Wong Jack Man mevzusuna girmeden önce, Wong Jack Man’in film arasına sıkıştırılan “Kung fu özgürlüktür” gibilerinden bir repliği var. Yani Bruce usta, kendini sınırlayan, bu sınırlamaya sebep ise ondaki büyük hırs olup, bu yüzden hırsına yenik düşen biri olarak lanse ediliyor. Bu tamamen yanlış. Hatta tam tersi. Usta, en başından beri özgürlükten, yenilikten, gelişmekten, olgunluğa ulaşmaktan yanadır. Zaten böyle düşündüğü için de Wong Jack Man gibi bir vaka başından geçmiştir ya, dediğim gibi bu olaya sonra değineceğim.

    4 - Filmde, Steve McKee uydurma karakteri ile Bruce Lee arasında geçen şu konuşma beni cidden çok güldürdü. Yani bir senaryo bu kadar uydurulur. Yahu adamın hayatı meydanda. Bu konuşmayı nasıl filme almışlar anlayamadım. Tam bir rezillik, yalan dolan. Konuşma aynen şöyle:

    “Hong Kong’ta çocukken her gün kavgalara karışırdım. Bu yüzden babam bana Kung-fu öğretti. 16
    yaşımdayken okuldaki bir zorbayla kavgaya tutuştum.Onun leşini serdim, ayağını kırdım. Chenghu’ların patronunun oğlu olduğu ortaya çıktı. Babam onlarla anlaştı, beni ABD’ye gönderdi.”

    Tam burada meşhur bir hikaye aklıma geldi. Hanımı, eşiyle konuşur: Bey, bugün bir hikaye öğrendim. Hazreti İsa, kılıcıyla, nehiri kurutmuş…. Eşi, bu esnada araya girmiş: Hanım hanım, ben şimdi bunun neresinden tutup da düzelteyim. Bir kere o Hazreti İsa değil, Hazreti Musa. Kılıç değil, asa. Nehir değil, deniz. Kurutmamış, ikiye yarmış 

    Şimdi şu konuşmanın aslını anlatalım. Evet, büyük usta, Hong Kong’ta çocukluktan, ta 18 yaşlarına kadar her gün kavgalara karışıyordu. Kendine bir de çete kurmuştu. Zira Hong Kong, o zamanlar İngiliz sömürgesi altındaydı. Ustanın kavga ettikleri ise, sömürgeci İngilizlerin çocuklarının kurduğu çetelerdi. Ustanın babası Kung fu’cu değil, Hong Kong’un çok saygı duyulan ve sevilen meşhur bir tiyatro sanatçısıydı. Ayrıca usta da Hong Kong’un çocuk yıldızlarındandı. Bizdeki Sezercik, Ömercik, Bahattincik gibi  Ustaya Kung fu’yu (Wing Chun’u) babası değil, herkesin bildiği gibi büyük usta Ip-Man öğretmişti. 1953’te 12-13 yaşlarında Ip-Man’dan ders almaya başlayan Bruce Lee, 1959’a kadar kadar derslere devam etmiştir. Filmde bahsedilen yani 16 yaşındayen dövdüğü kişi, Chenghu’ların patronunun oğlu değildir. Olayın aslı şudur. Usta 18 yaşlarında iken İngiliz Sömürge Bakanlığı’na bağlı Hong Kong Emniyet Müdürlüğü Başmüfettişinin (bu kişi İngilizdir) oğlunu tam anlamıyla dövmekten mest etmiştir. Bunun üzerine hakkında hemen bir tutuklama kararı çıkartılmıştır. Yukarıda da dediğim gibi hem babasının sevilen sayılan bir tiyatro sanatçısı olmasından, hem de “patron da sendikalı heralde, hemşehrisini tutuyor” hesabı, bir Hong Kong’lu olduğundan, Hong Kong’un emniyet müdürü, babasına acil haber gönderir. Başmüfettişin, Bruce Lee hakkında tutuklama kararı çıkarttığını, olayın çok büyüyebileceğini, oğlunu acilen Hong Kong’tan uzaklaştırmasını tembihler. Bunun üzerine, olayın sabahında babası, ustanın cebine 100 dolar koyar ve alelacele ABD’ye gönderir. İşte bütün hikaye budur. Yok Chenghu’ların patronunun oğlunu dövmüşmüş, yok o yüzden haraç vermiyormuşmuş.. Tamamıyla uydurma…

    5 - Steve Mckee diye filmde anlatılan şahsın, bu isim ve hali ile Bruce ustanın hayatının hiçbir döneminde var olmadığını belirteyim. Eğer Steve Mckee’den kastettikleri ABD’li sinema yıldızı Steve Mc Queen ise (tipi, isim benzerliği ve doğduğu yerin Indiana olduğunu söylemesi, bu karakterin Steve McQueen olduğunu gösteriyor) buna ancak gülünür. Çünkü Steve McQueen, ilk filmini 1952 yılında çekmiş, Bruce usta ile tanıştığı sıralarda da hayli meşhur olan bir sinema yıldızıdır. Bruce usta ile tanışması da 1964’te değil, daha sonraki yıllarda olmuş, ustadan özel ders almıştır. Wong Jack Man ile tanışması ve onun öğrencisi olması bir yana, belki de onu hayatında hiç görmemiştir. Velhasıl Steve Mckee karakteri Steve McQueen ise Bruce ustadan özel ders alması dışında, bu olayların hiçbir yerinde nefesi dahi yoktur. Eğer değilse başta da dediğim gibi Steve Mckee ismi Bruce ustanın hayatının hiçbir döneminde var olmamıştır. Yani tamamen mabaddan uydurma bir karakter olmuş 

    6 - Gelelim şu meşhur Wong Jack Man dövüşüne. O kadar uyduruk bir şekilde aktarmışlar ki ve ustayı öylesine karalamışlar ki senaryoyu Wong Jack Man mi yazdı acaba diye düşünmedim değil. Filmde Wong Jack Man ahlak abidesi, olgunluğun zirvesi, zerafetin timsali, ufacık tefecik içi dolu turşucuk, sevimli mi sevimli biri olarak gösterilmiş. Olabilir, buna itirazım yok fakat bu gösteri işi, karşısındakini yani Bruce ustayı, aksi yönde aşağılayarak, karalayarak gösterilmeye dönüşürse, kocaman bir hopppss deriz.
    Neyse olayı anlatalım. Yukarıda da yazdığım gibi 1959’da malum olay neticesinde usta, cebinde 100 dolarla ABD’ye alelacele gönderilir. Bir yandan okur, bir yandan Çin lokantalarında çalışıp, okul harçlığını çıkarmaya çalışır. 1961’de ilk dövüş okulunu kurar. Filmde de değinildiği gibi, Çin Kung fu’sunun, sadece Çin’e ait olduğu görüşü, Çin dövüş ustaları arasında o kadar yaygındır ki bunu bağnazlık haline getirmişler ve Çin ırkından başka bir ırka Kung fu öğretilmesini yasaklamışlardır. Hani filme göre usta kibirli, ukala, kendini geliştirememiş biri ya nasıl olduysa olgunluğu tutmuş ve “Gel ne olursan ol yine gel” dercesine, siyahından beyazına, ne kadar öğrenmeye hevesli insan varsa, hepsini kabul etmiş. Bu bile başlı başına takdire şayan bir düşünce ve büyük ustanın ne kadar hümanist, olgun, bağnazlığa karşı ve paylaşımcı olduğuna kanıt niteliğindedir. İşte esas problem bu noktada başlıyor usta için. Zira Çinli dövüş ustalarına göre yapılmayacak, yapılması teklif dahi edilemeyecek bir olayın üstüne gitmiş ve gelenekçiliğe karşı adeta savaş açmıştır. Yanlış hatırlamıyorsam, o sıralarda San Fransisco’da, Çinlilere ait 9 dövüş okulu mevcut. Ustanın okulu ile beraber bu sayı 10 oluyor. İşte bu noktada diğer dövüş okullarının sahipleri olan ustalar, defalarca ve ısrarla Bruce ustadan, başka bir ırka Kung fu öğretmeyi bırakmasını, sadece Çinlilere öğretmesini, Çinlilere öğretirse kendisine destek olacaklarını, aksi takdirde okulunu kapatmak için ne gerekiyorsa yapacaklarını bildirirler. Fakat usta, her seferinde kararından vazgeçmeyeceğini açıkça ifade eder. Bunun üzerine bu dövüş okullarının ustaları, ABD’deki Çin cemiyetlerine de danışarak, kendilerince bir çözüm bulurlar. 1964 yılında, Bruce ustaya bir heyet gönderirler. Heyet bir teklif yapar. Bu teklife göre ustadan, aralarından seçecekleri bir dövüş ustası ile karşılaşmasını, bu karşılaşma sonucunda eğer yenilirse ya dövüş okulunu kapatmasını ya da sadece Çinlilere ders vermesini şart koşarlar. Eğer yenerse de istediği gibi serbestçe hareket edebileceğini söylerler, kısaca ustaya meydan okurlar.
    Yani filmde anlatıldığı gibi Bruce Lee’nin artist, ukala ve kibirli bir şekilde Wong Jack Man’a sürekli meydan okuması diye bir şey söz konusu değildir. Asıl meydan okuma, bu dövüş okullarından gelir ve bu okullarda, kendilerini temsil edecek dövüşçü olarak, Wong Jack Man’i seçerler.

    Ustanın, bu meydan okumayı kabul etmeyeceğini düşünüyorlardı. Zira onlara göre Wong Jack Man bir efsaneydi ve dövüşü zaten kafadan kazanmıştı. Filmde anlatılanın aksine, yani şartları Bruce Lee değil, onlar koymuşlardı. Şartlar ise Wong Jack Man’in isteği doğrultusunda konulmuştu. Büyük usta ise meydan okumayı ve şartları hemen oracıkta kabul eder.

    Filmde yapılacak dövüş için iddaadan, bahisten, 15 milyon dolarlardan bahsedilmiş. Bir yalan da bu işte. Böyle bir şey de asla olmamıştır. Dövüş, bir spor okulunda yapılmıştır. Bruce Lee’nin yanında eşi Linda Lee ve birkaç talebesi vardır. Wong Jack Man’in yanında ise bahsi geçen dövüş okullarının gönderdiği küçük bir heyet vardır. Ayrıca dövüşün kazananını tesbit edip, resmileştirmek için de bir noter getirilmiştir. Yani noter huzurunda bir dövüş  Tarihe kaydı düşülmüş, noterce onaylanmış, şahitler mevcut, kazananı belli bir dövüş.

    Şimdi dövüşün ayrıntılarına gelelim. Bruce Lee hakkında çekilen birçok belgeselde, bu dövüş hakkında başta Linda Lee olmak üzere, orada şahit bulunanlar, olayı zaten ayrıntısıyla anlatıyorlar. Bunun için yanlış hatırlamıyorsam “I am Bruce Lee” belgeselini izleyebilirsiniz.

    Dövüş, filmde ballandıra ballandıra anlatıldığı gibi öyle 15-20 dakika değil, hepi topu sadece 3 dakika sürmüştür. Bu 3 dakikanın çoğu ise Wong Jack Man’in sürekli kaçmasıyla geçmiştir. Nihayetinde usta, Wong Jack Man’i yere sermiş ve bu halde salonu inletircesine de defalarca Wong Jack Man’a seslenmiş: Pes ettin mi, pes mi???
    Neticede Wong Jack Man, 3 dakika dayanabilmiş ve pes edip, ustanın büyüklüğünü kabul etmiştir.

    Linda Lee anlatıyor: Dövüş sadece 3 dakika sürdü. Sonra Bruce yanıma geldi. Fakat oldukça durgun, sanki üzgün bir hali vardı. “Ne oldu Bruce, dövüşü kazandın, istediğin oldu işte, neden durgunsun, neden sevinmiyorsun” dedim. Bana dönüp, dövüşün kaç dakika sürdüğünü sordu. 3 dakika deyince: “3 dakika bir dövüş müsabakası için çok uzun bir süre. Bu benim eksikliğimi ve daha çok çalışma yapmam gerektiğini gösteririr. Bu böyle olmaz. Bu süreyi en aza indirmeliyim.” dedi. İşte Jeet Kune-Do, o gün, o konuşmanın, o 3 dakikalık dövüşün ardından doğdu…

    Aynen, Linda Lee’nin de dediği gibi büyük usta o gün, o 3 dakikalık dövüşün ardından, kafasında Jeet Kune-Do’nun temelini atar. Filmde anlatıldığı gibi Jeet Kune-Do, 1969’da değil, 1964’te doğar. Usta, Jeet Kune Do’yu 1967, 1969, 1971 yıllarında da sürekli geliştirir, yeniler. En büyük dört talebesinden biri olan Dan Inosanto ise hocasının bu yeniliği ve gelişmeyi, eğer yaşasaydı, sürekli devam ettireceğini söylemiştir.

    7 - Film hakkında diğer ufak ayrıntılara da değineyim. Maalesef, başrolde oynayan arkadaş, oldukça itici biri ve bu iticiliğine bir de Bruce ustayı anlatmak istedikleri gibi ukala, kibirli biri gibi gösteme çabasıyla biçtikleri rol eklenince, ortaya sinir bozucu bir karakter çıkmış. Ustaya da uzak yakın benzememesi de cabası.

    8 - Blossom Teyze, Chenghu’lar çetesi, daha önce yazdığım Steve Mckee ve sevgilisi gibi karakterler tamamen uydurmasyon olup, ustanın hayat hikayelerinde yerleri yoktur.

    9 - O yıllarda Büyük Usta, dövüş müsabakalarının onur konuğu olup, seyirciler önünde gösteri yapıyordu. Meşhur one inch punch, tek parmak üzeri şınav çekme gibi hareketler bu gösteriler arasındaydı. Bunlar ise uzakdoğu dövüş sporlarının ve bilhassa Kung fu’nun dünya üzerinde tanınması gereken bir spor olduğuna olan inancından kaynaklanıyordu (youtube gibi kanallarda bu gösterileri bulabilirsiniz). Bu tanıtım uğrunda nice basit Amerikan dizilerinde dahi oynamışlığı vardır. İşte filmde bahsedilen Green Hornet bunlardan biridir. Fakat bu bir film değil, dizidir. 1964 yılında değil, 1966-67 arasında çekilmiştir. Nihayetinde usta, 1971’de çektiği The Big Boss filmi ile gerçek anlamda sinemaya da adım atmış ve bugün milyonlarca insanın hem hayranlığını kazanmış, hem de dövüş sporlarını dünyaya tanıtıp, gençleri bu yararlı yola sevketme de bir zirve, bir lider olmuştur. Bunu gerçekleştirirken de hem Çin ırkçılığı hem de karşı tarafın ırkçlığı gibi birçok zorluklarla karşılaşmıştır. Zira o yıllar, bilhassa ABD’de, ırkçılığın cirit attığı yıllardır. Fakat usta bu engelleri sabırla aşmış ve hem dövüş sporlarının madden ve manen gerekliliğini, hem tekniğini ve hem de kendini bütün dünyaya kanıtlamıştır.

    10 - Filmdeki diğer hatalar ise şunlardır. Ustanın gerçek manada, biri yarım 5 filmi mevcuttur. Bunlar The Big Boss (1971), Fist of Fury (1972), The Way of the Dragon (1972), çekimlerine 1972 Eylül’ünde başlanılan fakat yarım kalan Game of Death ve Enter The Dragon’dur (1973). Nunchaku yani zincirli sopa, 1964’te değil, sonraki yıllarda Bruce ustanın dövüş ekolüne dahil olup, bunu 1972’de çektiği ikinci filmi olan Fist of Fury filminde ilk kez dünyaya tanıtmıştır. Meşhur kedi çığlığını da 1964’te değil, yine 1972’de Fist of Fury filminde ilk kez dünyaya duyurmuştur. Filmde, gözümüze sokula sokula gösterilen, aslı Muhammed Ali’ye ait ve ustanın Muhammed Ali’den etkilenerek Jeet Kune-Do’ya dahil ettiği kelebek dansı ise yine o yıllarda (1964’te) değil, ilk kez 1972’de The Way of the Dragon filminde gösterime sunulmuştur. Önceki filmlerinde bu saydıklarım mevcut değildir.

    11 - Büyük ustanın, yaşarken Jeet Kune-Do lisansı verdiği dört büyük talebesi vardır. Bunlar Taky Kimura, James Yim Lee, Ted Wong ve Dan Inosanto’dur. İlginç ki Bruce Lee’ye ta en başından talebe olmuş bu büyük isimlerin filmde esamesi dahi yoktur.

    Vesselam oldukça uzun bir yazı oldu. Mevzu bahis Bruce Lee gibi bir efsane olunca, ve Ejderin Doğuşu değil adeta Ejderin Batırılışı nev’inden bir film de çekilince, yazmadan edemedim. Ben Büyük Usta'yı nasıl anlatmışlar diye merak edip izledim, siz bu hataya düşmeyin, izlemeyin. Cidden hem komik hem sinir bızucu, tamamen uydurmasyon ve katalama üzerine olan bir film olmuş... Kusurumuz da var ise affola…

    • selim_sever dedi ki:

      uzak doğu dövüş sanatları ile ilgili birisi değilim . ancak tam bir belgesel kurduyum diyebiliriz. özellikle dünya üzerinde iz bırakmış efsaneleşmiş insanların hayat hikayeleri gerçekten beni cezbeder. bir
      michael jackson , Louis Cyr , Muhammed ali , Nicola Tesla , Pele ve tabi ki Bruce Lee bunlardan sadece bir kaçı.
      Normalde bu kadar uzun bir yorumu bana işkence etseniz okumazdım ancak bu filmi izledikten sonra şu düşünceye kapıldım . genelde başka platformlarda dahil olmak üzere yorumlar filmin çok başarılı olduğu yönünde , mükemmel diyenler var , izlerken zamanın nasıl geçtiğini unutanlar falan filan var..
      yani genel kanı film hakkında olumlu yönde. ancak bir kişi de çıkıp dememiş ki ya arkadaş bu film de yanlış giden bir şeyler var. bizim bruce lee bu bruce lee değil.
      siz ,genel kanının aksine bunu farkettiğiniz için yorumunuzu sonuna kadar okuma gereği gördüm. bruce lee hakkında da normal bir insandan daha fazla bilgi sahibi olduğumu da hesaba katarsak vermiş olduğunuz bilgilerin doğruluğunu onaylamak istedim : )) . sayın yazar ; emeğinize sağlık paylaşımınız ve bilgilendirmeleriniz için. herkes adına çok teşekkür ederim. bu kadar uzun metin yazıp da acaba boşa mı yazdım ? kimsenin umrunda değil mi ? artık insanlar umusamaz mı? gibi düşüncelere kapıldıysanız hiç kapılmayın. en azından büyük usta için bu metni yazmış oldunuz .
      bu arada arkadaşlar Bruce Lee ' yi yavaş yavaş unutuyor musunuz yoksa ?

  5. Murat dedi ki:

    Bence çok vasat bir film olmuş,şahsen çok daha iyisini beklerdim.

  6. gercekler dedi ki:

    filmi izlemeyi şimdi bitirdim sıcağı sıcağına yorum yapayım dedim. film izlenir mi izlenir bundan ziyade benim değinmek istediğim konu bu değil.

    arkadaş bruce hakkında film çekmek istediyseniz eğer , keşke başka bir hikayeden-konudan esinlenseydiniz. senaryoda wong ve bruce hakkındaki karşılaşma ağırlıklı olarak alınmış. ancak ne var ki ;
    1- bruce ergen kızlar gibi sürekli maç teklifi yapmadı teklif eden gerçekte wong tur
    2- filmdeki gibi saatlerde süren bir karşılaşma olmamıştır taş çatlasa 2-3 dk sürmüştür
    3- wong filmde üstün gösterilip bruce ergen veletler gibi gösterilse de
    4- wong gerçekte bu karşılaşmada tam bir maskara olmuştur
    5- SANİYELER içerisinde bruce wong u yere sermiştir ( FİLMDE resmen kahraman herif )
    6- wong daha sonra afallamış kaçarak dövüşmeye çalışmıştır
    7- bu sebepten maç 3 dk sürmüştür zaten
    8- wong filmde bilgeler bilgesi babacan biri gibi , bruce ağlayan disiplin yoksunu ergen bir velet gibi gösterilmiş
    9- wong bunun aksine normalde gelenekçi tam bir geri kafalıdır
    10- kung fu yu tüm dünyaya kanıtlamak- yaymak-öğretmek peşinde olan bruce un tersine çinlilerden başka kimseye öğretilmemesi konusunda ırkçı bir düzeyde katıdır

    11- kaldı ki dövüşü wong kazanması halinde bruce nin tüm okullarını kapatmasını ve sadece çinlilere kung fu öğretmesini istemiştir ( ne kadar bayağı bir adam )

    daha bir çok yanlış bilgi var da uzatmaya gerek yok. bu filmi kim çektiyse bruce nin ismini kullanıp para kasmayı amaçladığı belli.. wong un torunu falan finansal açıdan filmi desteklemiş olabilir..
    şaka gibi yemin ediyorum. efsaneye haraket gibi bir film olmuş arkadaşlar

  7. renasMiran dedi ki:

    lan ne zamandır böyle güzel bi film görmemiştim film listeleri arasında

  8. İsim Soyisim / Lakap dedi ki:

    Sonunda ))) tewekkurler film makinesi

  9. ekrem dedi ki:

    Bruce lee ve çin dövüş filmlerini seviyorsanız Filmi kesinlikle izleyin. Karakterler hakkında filmi izlemeden mutlaka bilgi edinin. göreceksiniz ki Karakterleri oynayanlar bu kadar gerçek hayattakilerle bağdaşabilir. imd puanı da en az 7 olmalıdır...

  10. dj dedi ki:

    bu asyalılarda da ne ejderha varmış.aşk filmi olsa ejderhanın aşkı.polisiye olsa ejder takipi.bilimgurgu yapsalar ejderhanın dirilişi.yeter la artık.ejderha ejderha olalı böyle zulüm görmedi bırakın merhumları

    • selim dedi ki:

      dj kardeş, Bruce Lee'nin Çin'deki lakabı Küçük Ejder'dir. Diğer ejderler konusunda haklısın :)

  11. F.D dedi ki:

    daha yüksek bi puanı hakediyor!!!!!!!!!!!!!!!!!!

  12. a.d dedi ki:

    Bruce Lee tarihi meraklıları için....
    10 üzerinden 7.
    Meraklıları izlemeli.

  13. Diana Mayer dedi ki:

    en kisa zaman Hd versiyonunu umarim yuklersiniz, onu bekliyorum) hd olunca hemen izlicem, fragmanindan cok guzel filme benziyodu